Ana Sayfa » Kategori »Saglık
24 Mayıs 2011
ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI
Tarih: 09:28
Anne sütünün mükemmel besin içeriği ve kolay hazmedilir olması en önemli özelliğidir. Anne sütü sadece ideal besleyici değil, süt çocuğunu infeksiyondan koruma özelliğini de gösteren bir besleyicidir. Anne sütünün bu özelliği, içerdiği direkt etkili antimikrobiyal faktörler ve bağışıklık sistemini modüle eden biyoaktif faktörler sonucunda olmaktadır. Anne sütüyle beslenmenin sağlığa olumlu etkileri sadece verildiği süreye kısıtlı değildir. Anne sütüyle beslenen süt çocuğunun ileri yaşama eriştiğinde büyümesinin daha normal olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda anne sütü ile beslenen çocuklarda şişmanlık, koroner kalp hastalıklarının gelişmesinin önlenebildiğini destekler niteliktedir. Anne sütü ile beslenen çocuklarda konuşma problemlerinin daha az izlendiği ve matematik skorlarının daha yüksek olduğu rapor edilmiştir. ABD’ de yapılan bir çalışmada 2 yaşından sonra çocukların zekaları değelendirildiğinde zeka yaşı (IQ), biberonla beslenenlerden daha yüksek bulunmuştur.
FOLİK ASİT EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ
Tarih: 09:28
Vücudun yeterli kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır. Folik asit olmadığı durumlarda kan hücresi üretimi azalmaya başlar. Bu durum sonunda anemi görülür. Folik asitin emilimini ve metabolizmasını etkileyen en önemli madde alkoldür. Bu sebeple folik asit eksikliğine bağlı anemi en çok alkoliklerde görülür. Ayrıca keçi sütü ile beslenmekte folik asiti düşürür. Diğer nedenler bağırsak hastalıkları, ağızdan alınan doğum kontrol hapları, kanser için alınan çeşitli ilaçlar ve epilepsi. Folik Asit Eksikliğine Bağlı Aneminin kendine özgü bulguları ; İshal Depresyon Şişmiş ve kırmızı bir dil
BÖBREK HASTALIKLARI
Tarih: 09:27| BÖBREK HASTALIKLARININ BAŞLICALARI* Akut veya kronik böbrek iltihabı olarak bilinen nefritler * Taş hastalıkları * Ailesel kistik hastalık * İdrar yolları iltihapları * Tümörleri * İdrar yollarının daralması veya tıkanması (prostat büyümesi) * Kalıtımsal bazı böbrek hastalıkları * Damarsal böbrek hastalıkları * Romatizmal hastalıklar sonucu oluşan böbrek hastalıkları * Viral Hepatit (B,C) ve diğer enfeksiyonlara bağlı oluşan böbrek hastalıkları * Hipertansiyon ve Diyabet (şeker) Hastalığı gibi sistemik hastalıklara bağlı böbrek hastalıkları * İlaçlara bağlı oluşan böbrek hastalıkları |
ÇOCUKLARDA İSHALs
Tarih: 09:19
İshal ve kabızlığın birbiri ardınca sık sık görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İshale halk arasında amel ve sürgün; tıp dilinde ise diare denir. İshalin nedenleri arasında; yiyeceklerin bozuk olması, veya yiyecek çeşitlerinin değişikliği, üşütme, isteri, bağırsak hastalıkları, kolera, dizanteri, tifo, nefrit, kalp, karaciğer veya akciğer hastalıkları sayılabilir. Bu nedenle kısa sürede geçmeyen ishallerde mutlaka doktora başvurmak gerekir. Neden ne olursa olsun tedavinin ilk şartı sıkı bir perhizdir. Hastaya açık çay, maden suyu içirilir, yoğurt yedirilir. Sütlü ve yağlı yiyecekler verilmez, peynir yedirilmez. Bol limonlu pirinç çorbası ve patates püresi yedirilir. Her saat başı bir elmayı yemesi tavsiye edilir.
KULAK İLTİHABI
Tarih: 09:19
Ortakulakta veya kulak arkası kemikte görülür. Vakit geçirilmeden doktora başvurmak gerekir. - Ortakulak İltihabı :Bademcik veya gırtlakta meydana gelen iltihaplar grip, kızamık, kuşpalazı, kızıl gibi hastalıklar ortakulağın iltihaplanmasına neden olabilir. Hastada, yüksek ateş ve kulak ağrısı görülür. Kulağa sıcak pansumanlar yapmak, ağrıları dindirir. - Kulak Arkasındaki Kemiğin İltihabı : Nedeni, genellikle ortakulaktaki iltihabın, kulak arkasındaki kemiğe doğru yayılmış olmasıdır. Hastada ateş, kulak ağrısı, koyu kulak akıntısı, halsizlik görülür. İşitme azalır. Çaresi ameliyattır.
BADEMCİK AMELİYATI
Tarih: 09:19
Bademciklerin adenoitierle birlikte alınması yıllar boyunca en çok uygulanan ve aynı zamanda en çok tartışılan cerrahi girişimler arasında yer aldı. Bazı ülkelerde yeni kuşakların bu ameliyatları geçirmesi bir dönem boyunca nerdeyse zorunlu sayıldı. Bu yapıların vücut savunmasında oynadığı rol iyice göz ardı edildi. Üstelik uzmanlara ve ağırlık kazanan yaygın görüşe göre bu girişimin hiçbir olumsuz etkisi yoktu. Adenoitlerin alınmasını kulak uzmanları da bir Ölçüde onaylıyorlardı. Çünkü adenoitleri aşın büyüyen çocukların yaklaşık yarısında ortakulak iltihaplan görülüyordu. Genel eğilimin cerrahi girişimden yana olması, bazen pek aşırı büyümemiş adenoitlerin bile alınmasına yol açtı. Bademcik ve adenoitlerin alınması konusunda aşırı kuramlar yanlış uygulamalara yol açabilir. Cerrahi girişim ge-ciktirilebiliyorsa alevlenme ve iyileşme evreleri sağlıklı biçimde değerlendirerek yeterli veriler toplanmalıdır. Yineleyen nezleli faranjitlerde cerrahi girişim yararsızdır. Aynca bademcik ve adenoitleri alman bazı çocuklann daha sık bronşit olduğu da bir başka gerçektir.
HİPERTANSİYONUN ÖNEMİ
Tarih: 09:18
Hipertansiyon çok yaygın bir hastalıktır. Hipertansiyon, kalıcı sakatlık ve ölüm nedeni olan toplumsal bir sorundur. Hastaların azımsanmayacak bir kısmının kan basıncı yüksekliğinin farkında olmaması, hipertansiyonun önemini artırmaktadır. Hipertansiyon, değişik böbrek, kalp, damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybına yol açabilir. Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, kan basıncı yüksekliğine daha sık rastlanır. Amerika Birleşik Devletleri'nde, hipertansif hasta sayısı, yaklaşık 50 milyondur. Türkiye'de, 1993 yılında yapılan bir çalışmada, 4023 adet kan basıncı ölçümü yapılmıştır. Bu çalışmada, diyastolik kan basıncı, hastaların % 36' sında 85 mm Hg ve sistolik kan basıncı hastaların % 20'sinde 145 mm Hg'dan daha yüksek bulunmuştur. 70 yaşın üzerinde, hipertansiyon sıklığı % 30'lara çıkabilir. Özet olarak; toplumdaki 5-6 erişkinden birinde, kan basıncı yüksekliği vardır.
PROSTAT KANSERİ
Tarih: 09:17
Prostat bezinin genişleyip, büyümesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastanın karın bölgesinin alt kısımlarında ve bacak aralarında ağrı vardır. Bazen sırtta ve kollarda da ağrı hissedilir. Doktor tedavisi gerekir.
TIRNAK MANTARI
Tarih: 09:15
Çok sık rastlanan, ama elde yeterli bilgi bulunmamasına bağlı olarak tedavisi büyük sorun yaratan bir hastalıktır. Kıllara ek olarak bu mantar derinin gene keratinli türevlerinden olan tırnaklara da yerleşir.Tinealan ve üstderinin mantar hastalıklarını incelerken yukarda belirttiğimiz mantarlara ek olarak vücudun birçok bölgesinde hastalığa yol açabilen ve bu nedenle dermatolojide oldukça önemli bir yeri olan mayalardan da söz etmek gerekir. Ağız içinde yol açtığı pamukçuk hastalığıyla tanınan Candida cinsi mantarlar, tırnak tineası-nın etkeni olarak da ortaya çıkar. Bu hastalıkta tırnağın ortasına ya da kenarlarına yerleşmiş sarı-beyaz renkli, düzensiz lekeler görülür. Mantar tırnak ucunda üremişse tırnak kenarı grimsi, ufalanıp toz haline gelerek geride oyuk bırakan bir madde ile kaplanır. Sonunda kenarı iyice yenen tırnak düzensiz ve güdük bir görünüm alır.
PARKİNSON BELİRTİLERİ
Tarih: 09:15
Hastalar harekete başlamakta zorluk çekerler, kaslarda baş gösteren sertlik hareket etmeyi iyice zorlaştırmaktadır. Hastanın ön kolu başka biri tarafından dirsekten büküldüğünde veya düzeltilmek istendiğinde bir sertlik ve eklemde dişli çark varmış gibi hissedilebilmektedir. Kaslardaki bu sertlik ve hareketsizlik kas ağrılarına ve yorgunluğa neden olmaktadır. Ellerdeki kaslar da sıkça etkilendiğinden, düğme iliklemek, ayakkabı bağlamak gibi gündelik işleri yapmak gittikçe zor bir hal almaktadır Adım atmak için büyük gayret gerekmektedir, hastalar yürürken ayaklarını sürüyerek kısa adımlar atarlar, kolları da yürüyüşle uyumlu olarak sallanmaz. Bazı hastalar da bir kez yürümeye başladıklarında, durmayı ya da sağa sola dönmeyi başaramazlar, adımları kendiliğinden hızlandığı için hafifçe koşmak zorunda kalırlar. Vücutlarının duruşu kamburlaşır, denge sağlamakta zorlanırlar, öne ya da arkaya düşmeye meyillidirler
SİĞİL NEDİR
Tarih: 09:15
Siğiller en yaygın rastlanan virüs enfeksiyonlarından biridir. Yerleşim alanlarına göre farklı görünümleri vardır. Ipliksi (füiform), yassı, kabartılı ve karnabahar biçimli olabilirler. Bulaşıcı oldukları kesinleşmiştir. Siğil çevresine de yayılabilir. Bu yayılmayla başlangıç siğilinin çevresinde “uydu” siğiller oluşur. Siğil virüsü henüz laboratuvarda üretilememiştir, ama elektron mikroskopu yardımıyla kolaylıkla görülebilir.
RAHİM URLARI
Tarih: 09:14
Çoğunlukla doğum yapmamış kadınlarda görülür. Bazı urlar zararsızdır. Ancak aybaşı günlerinde gecikme, kilo kaybı, kansızlık ve adet görmenin ikinci ve üçüncü günlerinde haddinden fazla kanama varsa, geç kalmadan bir doktora başvurmak gerekir. Ayrıca hastada idrar yapma ihtiyacı fazlalaşır, leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır.
------------------------------------------------
------------------------------------------------
RAHİM URLARI
Tarih: 09:14
Çoğunlukla doğum yapmamış kadınlarda görülür. Bazı urlar zararsızdır. Ancak aybaşı günlerinde gecikme, kilo kaybı, kansızlık ve adet görmenin ikinci ve üçüncü günlerinde haddinden fazla kanama varsa, geç kalmadan bir doktora başvurmak gerekir. Ayrıca hastada idrar yapma ihtiyacı fazlalaşır, leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır.
HARARET
Tarih: 09:13
Sıcak havada aşırı derecede veya ateşli hastalıklar sırasında vücut kaybettiği suyu karşılayamayacak olursa, hararet başlar.
PARATİFO
Tarih: 09:13| Tifoya benzeyen, mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Paratifo mikropları paratifolu hastanın idrar, büyük abdest veya kanında bulunur. Lağım sularının karıştığı içme suları ve bu sularla yetiştirilen yiyeceklerle bulaşır. Hastalığın yaygınlaşmasında kara sinekler de önemli rol oynar. |
PARKİNSON HASTALIĞI NASIL BAŞLAR
Tarih: 09:11
Parkinson hastalığı sinsi başlar ve çok yavaş ilerleme gösterir. Pek çok hastada başlangıç, istirahat sırasında elde başlayan, istemli bir hareket ile azalan ve uykuda tamamen kaybolan titreme ile olmaktadır. Duygusal stres, yorgunluk titremeyi artırabilir, titremenin düzgün, ritmik bir karakteri mevcuttur. Titreme zaman içinde bir elden diğer ele, kollara ve bacaklara ilerleme gösterir. Çene, dil, kafa ve göz kapaklarında da titremeler olabilir. Hastaların yaklaşık üçte birinde ise başlangıç belirtisi titreme olmayabilir, titreme daha ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilir ya da bazı hastalarda tireme hiçbir zaman görülmeyebilir
AKINTI NEDEN OLUR
Tarih: 09:11
Vagende normalde faydalı olan mikroplar da vardır. Bunlar vagen florası olarak adlandırılır. Herhangi bir sebeple kullanılan geniş spektrumlu antibiotikler vagen florasını bozar.Bu durum bilhassa mantar enfeksionlarına zemin hazırlar. Ayrıca kemoterapi, radyoterapi alan kanser hastaları ve immün sistemi zayıf(lösemi vs) kişilerde sık sık vagenit görülür.Diabet yani şeker hastalığı vaginal mantar enfeksionlarına zemin hazırlar.Kortizon kullanımı, çok dar giyecekler, ıslak mayo,sentetik iç çamaşırları vagenin çok sık sabunla yıkanması(vagen ph 5.5 olan sabunlarla veya likid jellerle yıkanabilir),genital hijyene dikkat edilmemesi de enfeksionlara zemin hazırlar.Kefir içmek barsaklarımızı düzenlediği gibi vagenit oluşumunuda bir dereceye kadar flora düzelmesine katkıda bulunarak olumlu yönde etkileyerek engeller.
SİNİRSEL HAZIMSIZLIK
Tarih: 09:10
Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissi vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gaz çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet edilir.
NEFRİT
Tarih: 09:10
Böbreklerin çalışmasında görülen bir bozukluktan kaynaklanır. Bu durumda idrara protein karışır. Tıp dilinde bright hastalığı da denir. 3 çeşidi vardır. - Akut Nefrit - Müzmin Nefrit - Subakut Nefrit Nefritin bütün çeşitlerinde yatak istirahatı şarttır. Üşütmemeye dikkat etmek ve bele kuşak sarmak da gerekir. Ayrıca çıkan idrar miktarından çok su içilir.
ENDOMETRİOZİS
Tarih: 09:09
Endometriosis kadınların %5-10'unda görülen, cinsel yaşamlarını ve çocuk doğurma fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyebilecek rahatsızlıklara ve ağrılara neden olabilen bir hastalıktır. Endometriosis 'Reprodüktif Çağdaki' yani üretken dönemdeki kadınların hastalığıdır. Endometriosis uterus içini örten endometriyum dokusunun normalde bulunması gereken yerin dışında bir yerde ektopik olarak bulunup fonksiyon göstermesine denilir. Bu ektopik endometriyum dokusu normal endometriyum dokusu gibi vücutta her ay meydana gelen hormonal değişikliklere cevap verir. Kökeni ve histolojisi tamamen benign olan bu hastalığın davranışı malign olabilir. Çevre doku ve organlara invazyon gösterip pelvis içinde ciddi yapışıklıklara (adhezyonlar) ve kistik lezyonlara neden olur. Reprodüktif çağdaki bu kadınların üreme organlarında meydana gelen hasar sonucunda kısırlığa neden olabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)